Hastalar İçin

Kırıkların cerrahi tedavisinde minimal invazif plaklama

Minimal invaziv girişim ne demektir?

Minimal invaziv girişimler ortopedinin değişik alanlarında gün geçtikçe daha sık kullanılmaktadır. Minimal invaziv cerrahide amaç, cerrahi girişimi mümkün olan en küçük kesiler ile gerçekleştirmek ve bu sayede cerrahi alanda daha az ek travma yaratmaktadır. Bu sayede hastanın ameliyat sonrasında daha az ağrısı olmakta, rehabilitasyon kolaylaşmakta ve enfeksiyon riski azalmaktadır.

Minimal İnvazif PlaklamaKırıklar sonrası yapılacak ameliyatlarda minimal invaziv girişimler daha da önem kazanmaktadır. Çünkü kırık oluşması sırasında sadece kemikler kırılmamakta, aynı zamanda yumuşak dokularda da ciddi hasar meydana gelmektedir. Kırık iyileşmesi için kırık bölgesindeki yumuşak dokuların önemi çok fazladır. Kırık olduktan sonra kemik beslenmesinin önemli bir kısmı kemik çevresindeki yumuşak dokulardan sağlanır. Kırık için yapılacak olan cerrahi girişim sırasında, zaten kırık oluşurken belli ölçüde hasar görmüş yumuşak dokularda oluşturulacak ek travma kırık iyileşmesini olumsuz yönde etkileyebilir.

Kırıklar için yapılan cerrahi girişimlerden sonra görülen en önemli komplikasyonlar kırığın kaynamaması ve enfeksiyondur. Bu ciddi sorunların oluşmasında en önemli etken de ameliyat sırasında kırık bölgesindeki yumuşak dokularda meydana gelen ek yaralanmadır.

Kırıkların tedavisinde hangi yöntemler kullanılır?

Kırıkların cerrahi tedavisinde çeşitli içerden veya dışarıdan tespit yöntemleri tercih edilmektedir. İçerden tespit için kemik üzerine uygulanan plaklar veya kemik kanalı içine yerleştirilen çiviler, dışarıdan tespit için cildin dışında yer alan eksternal fiksatör adı verilen cihazlar kullanılmaktadır.

Kanal içi çiviler ile kırık tespitinde genellikle kırık hattı açılmadan, kırıktan uzak giriş yerleri kullanılarak kemiğin kanalı içine uzun çiviler yerleştirilmektedir ve bu yöntem günümüzde bacaktaki uzun kemik kırıklarında altın standart olarak tercih edilmektedir. Ancak kol kemikleri kırıklarında ve eklem içi veya ekleme yakın kırıklarda kanal içi çivilerin kullanımları sınırlıdır.

Minimal İnvazif Plaklama Kırık tedavisinde eksternal fiksatörler kullanıldığında cilt dışından yerleştirilen tel ve çiviler çeşitli halka veya tüplere tutturularak kırık tespiti sağlanmaktadır. Eksternal fiksatörler ile kırık tespiti yapıldığında çoğunlukla kırık hattının açılmasına gerek olmamakta ve böylelikle ek yumuşak doku yaralanması oluşmamaktadır. Ancak ekstremite dışında uzun süre kalan bu cihazlar hasta için çok konforlu değildir ve çivi diplerinde enfeksiyon gelişmesi riski bulunmaktadır.

Kanal içi çiviler ve eksternal fiksatörler teknik olarak minimal invaziv girişimlerdir. Ancak bazı kırıkların cerrahi tedavisinde bu yöntemler yetersiz kalmakta ve plakların kullanılması gerekmektedir. Kırık tespiti için plakların kullanılması gerektiği durumlarda ise durum daha farklıdır. Plak ile kemik tespitinde amaç kemik üzerine yerleştirilen plakların vidalar ile kemiğe tutturulmasıdır ve bu işlem sırasında geleneksel cerrahi tekniklerde kırık hattının yumuşak dokular kesilerek ortaya konması gerekmektedir. Bu durum, kırık çevresindeki yumuşak dokulara ek travma oluşmasına neden olmakta, kemik dolaşımını bozmakta ve kaynamama ve enfeksiyon gibi sorunların daha fazla görülmesine yol açmaktadır.

Minimal invaziv plaklama nasıl yapılır?

Son yıllarda plaklar ile kırık tespitinde karşılaşılan sorunları azaltmak için kemik dolaşımına daha az zarar veren plaklar üretilmeye başlanmış ve daha az yumuşak doku hasarı oluşturan cerrahi teknikler geliştirilmiştir. Bu konudaki en önemli gelişme minimal invaziv cerrahi teknikler kullanılarak yapılan plak tespitidir.

Minimal invaziv plaklama tekniğinde amaç, kırık bölgesinden uzakta yapılan kesiler kullanılarak plağın cilt altından yerleştirilmesidir. Bu teknikte kırık bölgesinde bir kesi yapılmamakta, plak kırık bölgesinden uzakta kemiğe vidalanarak kırık hattı plak ile köprülenmektedir. Bu sayede kırık bölgesinde kemiğin dolaşımı korunmakta ve kırık kaynaması daha hızlı olmaktadır. Geleneksel plaklama tekniklerinde kırık bölgesi açılarak bütün kırık parçalarının ayrı ayrı tespiti yapılmaktadır ve bu durum cerrahi travma nedeni ile çoğunlukla kırık parçalarının dolaşımını bozmakta ve kaynamayı geciktirmektedir. Minimal invaziv tekniklerde ise tüm kırık parçaların vida ile tespit edilmesine gerek kalmamaktadır. Burada amaç kırığın köprülenmesi ile doğal kaynama süreci boyunca kemiğin desteklenmesidir. Bu yöntem özellikle parçalı kırıkların cerrahi tedavisinde çok başarılı sonuçlar vermektedir.

Minimal invaziv plaklama tekniklerinin avantajları nelerdir?

Minimal invaziv plaklama tekniğinde küçük kesiler kullanılarak daha uzun plaklar ile daha sağlam kırık tespiti yapılabilmektedir. Kırık tespitinde bu tekniğin kullanılması ile kırıkların cerrahi tedavisi sonrasında görülen kaynamama ve enfeksiyon gibi sorunlar daha az görülmektedir. Cerrahi kesiler küçük olduğu için ameliyat sonrası hastanın ağrısı daha az olmakta ve rehabilitasyona daha erken başlanabilmektedir. Hem rehabilitasyonun hem de kırık iyileşmesinin hızlı olması hastanın normal hayatına daha çabuk dönebilmesini sağlamaktadır.

Minimal İnvazif Plaklama
Tüm bu avantajlarına rağmen minimal invaziv plaklama teknik olarak oldukça zor bir cerrahi girişimdir. Özellikle kırığın uygun pozisyonunun sağlanması güç olabilmektedir. Ameliyat sırasında kırığın pozisyonunun anatomik olarak düzeltilememesi yanlış pozisyonda kaynamaya yol açar ve ileride kırık kaynasa bile hastanın ekstremite fonksiyonları bozulur. Bu tip durumlarda çoğunlukla hastanın düzeltici başka ameliyatlar geçirmesi gerekmektedir.

Minimal invaziv plaklama tekniğinde kırık hattı açılmadığı için kırığın pozisyonu kapalı yöntemler ile indirekt olarak düzeltilmektedir. Bunun için de ameliyat sırasında skopi denilen görüntüleme cihazları kullanılmaktadır. Kırık pozisyonunun indirekt olarak düzeltilmesi ve plaklama süresince bu pozisyonun korunması için değişik cerrahi teknikler bulunmaktadır. Minimal invaziv plaklama tekniğini kullanacak olan cerrahın tüm bu teknik detaylara hakim olacak şekilde tecrübeli olması ve ameliyat öncesi çok iyi bir planlama yapması tedavinin başarısı için çok önemlidir.

Sonuç olarak kırıkların cerrahi tedavisinde kullanılacak birçok yöntem mevcuttur. Önemli olan hangi yöntemin hangi hastaya uygun olduğuna karar vermek, ve bu yöntemi uygularken hastaya ek hasar vermemeye çalışmaktır. Minimal invaziv plaklama tekniği kırıkların cerrahi tedavisinde çok etkili bir yöntemdir ancak başarılı sonuçlar elde edilebilmesi için cerrahi tecrübe ve her hastaya göre özel planlama gerekmektedir.